2016 Yapımları
2014 Yapımları
2013 Yapımları
2012 Yapımları
2011 Yapımları
2008 Yapımları
2007 Yapımları
2006 Yapımları
2005 Yapımları
Eski Yapımlar
Belgeseller
    Y U S U F 'U N A N N E S İ

 

 

Yönetmen: Nazif Tunç
Senaryo: Mehmet Uyar
Müzik: Gündoğar
Kurgu yönetmeni: Necdet Tok
Yapım koordinatörü: Arif Hakverdi

Oyuncular: Fatma Karanfil, Recep Cinisli, Yusuf Faruk Tunç, Ömer Miraç, Nil Yurtoğlu, Serhat Kulaç, Dilek Genç, Naci Temel,  İlhami Adsal, Nurhan Şahin, Leyla Güler, İsmet Soykan

Yakup’un karısı arkasında yeni doğmuş bir bebek bırakarak vefat etmiştir. Yakup  lise öğrencisi Kürşat ve henüz kundakta bebek olan Yusuf ile kalakalmıştır. Yakup Özel Tim’ de görevli polistir. ve Doğu Anadolu’ya tayini çıkmıştır.  Henüz   bebek Yusuf’u da oralara   götürmeleri zordur.
Yakup’un aklına gençliğinde sancılı bir aşk serüveni yaşadığından  hiç evlenmemiş yaşlı ablası gelir. Bebeği halasına bırakacak ve doğuda görev süresince gözü arkada kalmayacaktır.  İstanbul’da yaşamakta olan hala ise çocuk ve bebekten çok köpeğiyle mutlu olduğunu söylemektedir. Hala  bebeği kabul etmese de Yakup, Yusuf’u kapının önüne bırakarak ayrılır. Nasıl olsa hala insafa gelip yeğenini içeri alacaktır.
Hala hayatında kucağına bir bebek almamıştır. Yusuf’un böyle zorla kendisine terk edilmesinden de memnun değildir. Kardeşinin geri dönüp Yusuf’u alması için telefonlara sarılması da sonuç vermez...
Bebeğin altını temizlemek, doyurmak hala için kolay olmaz. Üstelik köpeği için ayırması gereken zamının çoğunu sürekli ağlayan bu bebek almaktadır.
Hala zamanla bebeğe alışacak ve köpek sevgisinden vaz geçip ilk zamanlar soğuk davrandığı bu emanet bebeğe karşı sıcaklık duymaya başlayacaktır.  Yusuf büyüdükçe  gönül çelen hareketleri ve sevimliliğiyle halanın gönlünü fetheder...
Beş yıl geçmiş, Yakup’un doğudaki zorunlu görevi de bitmiştir. Ablasından yıllar önce emanet bıraktığı oğlu Yusuf’u almak ister. Yusuf da halasını anne bilmektedir. Hala, Yusuf’u büyütmüş, şefkatini, emeğini, sevgisini bir anne gibi vermiştir.
Diğer yanda beş yıl boyunca dağlardan evlat hasretiyle yanan Yakup bir an önce oğlu Yusuf’u kendi yanına almak istemektedir.
Abla kardeş, Yusuf’u paylaşamazlar. Yusuf da basından çok kendisine annelik yapan halasını sevmekte ondan kopmak istememektedir. Yakup, ne olursa olsun oğlunu ablasına bırakmak istememekte, ‘Elma değil ki bu çocuk ortasından keseyim. Yarısını sana vereyim’ demektedir.  Hala ise, ‘Ayla güneş bir araya gelse Yusuf’umu benden kimse alamaz’  diyerek son sözünü söyler. Yakup oğlunun çalındığını söyleyerek polise başvurur...